İlber Ortaylı’ya soruldu: Atatürk olmasaydı ne olurdu

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sözcü gazetesi yazarı Ruhat Mengi’ye açıklamalarda bulundu. “Atatürk olmasaydı bugün Türkiye nasıl olurdu?” sorusuna yanıt veren Ortaylı, “İstanbul’u ancak turist gezilerinden görürdük” cevabını verdi. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemine değinen Ortaylı, zafere giden yolda Atatürk’ün başkomutan olmasının büyük payı olduğunu dile getirdi. Milli bayramaların önemsizleştirilmesinin nedenlerine dair de görüşlerini paylaşan Ortaylı şu ifadeleri kullandı: “Hiçbir yerde olmazdı. Muhtemelen bazı yerlerimiz yine kurtulurdu ama bugünkü Türkiye olmazdı. Atatürk olmasa Kurtuluş Savaşı kadroları bile hazırlayamazdı bugünkü Türkiye’yi. Çünkü orada en ileriyi gören ve bir tabirle en çılgını tek başına oydu. O Türkiye Mareşali’dir hakikaten. O orada olmasa bu iş başka türlü olurdu, bilmiyorum öyle bir Türkiye’yi sever miydik… Orta Anadolu’nun ortasında kalırdık, Ege filan hak getire, Trakya yok… İstanbul’da milletlerarası bir komisyon olurdu ve İstanbul’u turist rehberinde görürdün ancak. “İngilizler gelir, gazete çıkarır, biz de yazardık” diyen de var. Atatürk Başkomutan olmasa, 30 Ağustos Zaferi ve Sakarya Savaşı olmasa İstanbul’u ancak turist gezisinde görürdük. Anadolu’nun bir yerine tıkışıp kalırdık.” Milli bayramların önemsizleştirilmesi hakkında düşüncelerini paylaşan Ortaylı, “Kendinizi toparlayın ve hak ettiği gibi kutlayın” mesajını vererek sözlerine ekledi: “İnşallah onu da Sakarya cengine çevirmezler. Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli savaşlarından biridir, 100’üncü yılı nasıl kutlandı gördünüz, Haymana ve Polatlı belediyelerine has kaldı iş. Polatlı Belediyesi ile Hacettepe Üniversitesi’nin bir kürsüsüne kaldı. Gördük mü, duyduk mu Sakarya’nın 100’üncü yılı diye? Milli bayramlarımız neden önemsizleştiriliyor sorusunu sormayın artık, idareden bir şey gelmeyeceği belli, kendiniz toparlanın. O kadar sivil toplum kuruluşu, Atatürkçü dernek var, bir araya gelsinler, organize olup kutlamaları hak ettiği gibi yapsınlar. Bizim Ayvalık’taki mahalle bile toplanmış, devamlı beni arıyorlar “30 Ağustos’ta gel, konuş” diye. Başka bir yerde bu isteği, heyecanı görmedim.”    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir